Egeli akademisyenlerden sağlık sektörüne yönelik iki önemli proje

Egeli bilim ekibi, Türkiye’nin ilk düşük manyetik alanlı MR görüntüleme sistemi ile  Akciğer kanseri için optimize edilmiş aşı olarak yeni vaksiniya virüslerinin geliştirilmesi için kolları sıvadı.

Egeli akademisyenler geliştirdikleri projelerle önemli kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenmeye devam ediyor. Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Temel Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özkan Doğanay ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Ralph Meuwissen projeleri, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Araştırma ve Geliştirme Projeleri Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Doğanay ve Prof. Dr. Meuwissen’i makamında ağırlayarak çalışmalarından dolayı tebrik etti. Prof. Dr. Budak, “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Araştırma ve Geliştirme Projeleri Destekleme Programı kapsamında geliştirdikleri iki proje desteklenmeye hak kazanan Temel Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özkan Doğanay ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Öğr. Üyemiz Prof. Dr. Ralph Meuwissen’i kutlarım” dedi.

“MR sistemleri yerli ve milli imkanlarla üretilecek”

Proje kapsamında Doç. Dr. Özkan Doğanay ve ekibi düşük maliyetli ve prototip bir Nükleer Manyetik Rezonans (NMR) cihazı üretilecek. Manyetik rezonans görüntüleme teknolojilerinin hastalıkların tanı, teşhis ve tedavisinde yaygın olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Doğanay, “Şu anda her ne kadar tam sayısı bilinmese de Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü verilerine göre yaklaşık binden fazla MR cihazının olduğu tahmin edilmektedir. Bu cihazların toplam satın alım maliyetlerinin 12 milyar TL ve yıllık bakım giderlerinin ise 4 milyar TL olduğu tahmin edilmektedir. Bu teknolojiler Avrupa ve Amerikalı şirketlerden ithal edilmekte ve gayri safi milli hasılada büyük bir mali yük oluşturmaktadır. Proje kapsamında ihtiyaç duyulan manyetik rezonans görüntüleme sistemlerini yerli ve milli imkanlarla üretilmesine imkan sağlayacak teknolojilerin geliştirilmesi hedeflenmektedir” dedi.

Çalışma kapsamında bir cihaz üreteceklerini belirten Doç. Dr. Doğanay, “Bu çalışmanın genel amacı ilk aşamada düşük maliyetli ve prototip bir Nükleer Manyetik Rezonans (NMR) cihazı üretmektir. İlerleyen dönemde prototip NMR cihazı gradiyent bobinler eklenerek küçük hayvan MR görüntülemeye imkan sağlayacak teknolojilerin geliştirilmesine evrilerek Türkiye’nin ilk düşük manyetik alanlı MR görüntüleme sistemi geliştirilecektir. Bu kapsamda MR görüntüleme sisteminin temel bileşeni olan NRM sistemi yazılım ve donanımlarını geliştirilecektir” dedi.

“Akciğer kanseri için optimize edilmiş aşı olarak yeni vaksiniya virüslerinin geliştirilmesi”

Projelerinde akciğer kanserine karşı immünoterapötik araçlar olarak yeni onkolitik virüsler geliştirdiklerini ifade eden Prof. Dr. Ralph Meuwissen, “Akciğer kanseri, dünya çapında bir sağlık sorunu olmaya devam etmektedir. Son 20 yılda, akciğer kanserine karşı yeni hedeflenmiş tedavi alanları ile küçük miktarda başarı göstermiş olsa da genel ölüm oranı hala yüksektir. Bağışıklık kontrol nokta durdurucularıyla ilgili dikkatte çekici son klinik çalışmalar, özellikle Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri (KHDAK) ve Küçük Hücreli Akciğer Kanseri (KHAK)’ne ait yüksek oranda mutasyona uğramış akciğer lezyonları için immünoterapinin elverişli olduğunu göstermiştir. Onkolitik virüsler (OV) bağışıklık yetkili hastadan elde edilen kanserli lezyonlarla, hastanın aşılanması ya da tekrar immünizasyonunu sağlamak için uygun olabilir. Onkolitik virüsler özellikle tümör hücrelerini parçalayabilir ya da enfekte edebilir. Bunları yaparken tümör mikroçevresini dağıtacak ve bağışıklığı kontrol eden tümör iç yolakların kısıtlayıcı şartlarını kaldırabilir. Genetiği değiştirilmiş onkolitik virüslerle ilk klinik denemeler de anti-kanser bağışıklık tepkisini uyarıcı tümöre özgü parçalamayı kombine hale getirdiğini göstermiştir. Bu nedenle Ege Üniversitesi EgeSAM araştırma merkezinde, yerinde kanser aşıları olarak faydalı olacak yeni nesil OV’ler oluşturmaya yönelik çalışmalara başladık. Genetik mühendisliğimiz için rastgele mutasyona uğramış Western Reserve aşı virüsü suşlarının (vvDD) koleksiyonunu oluşturmak üzere aşı virüsünü bir platform olarak kullanmaya karar verdik” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir