Prof. Dr. Adnan Akyarlı’nın vefatının ardından İzmir Kent Konseyi, yeni başkanını seçmek için bugün toplandı. Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü olan Av. Nilay Kökkılınç, tek aday olarak girdiği seçimde İzmir Kent Konseyi’nin yeni başkanı seçildi.

İzmir Kent Konseyi’nin genel kurulu Kültürpark içinde yer alan İsmet İnönü Sanat Merkezinde gerçekleşti. Katılımın oldukça yüksek olduğu genel kurulda konuşan Av. Nilay Kökklınç, yeni dönemin de ipuçlarını verdi. Konuşmasına yakın zamanda yitirdiğimiz İzmir Kent Konseyi Başkanı Prof Dr. Adnan Oğuz Akyarlı’yı anarak başlayan Kökkılınç, katılımcı yönetimin yeni araçlarına dikkat çekti

 

“Kentler  tarih boyunca sadece  toplumların yerleşim birimi olmakla kalmamış, bünyelerindeki  kültürel  ve ekonomik yapılar  ile insanlık gelişiminin temel taşları olmuşlardır.  Bugün çağdaş teknolojinin ışığında, sınırların neredeyse kalktığı bir dünyada yaşarken, dünya kentleri arasındaki ilişkiler çoğu kez devletler arası ilişkilerin önüne geçmiş bulunmaktadır. İnsanlar, artık aralarındaki her  tür  bağlantıda  kent kimliklerini daha çok önemsemekte, yeni  ilişkilerin temellerini atarken ülke siyasetlerinden  çok   kentlerde yaşayanların  kuşaktan kuşağa  aktardıkları  kentlilik bilinci  ve kente  ait kültür mirasları  ile ilgilenmektedirler” diyen Kökkılınç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir kentte yaşıyor olmak sadece  yaşamını o kentte geçiriyor olmak değildir. Bir kentte yaşıyor olmak; o    kentin   kimliğini ve sahip olduğu tüm değerleri içselleştirmek, o kenti     dokusundan   hafızasına   dek  en derinden hissetmek, o kente sahip çıkıp, onun geleceğine katkı koyan  kentlilik bilinciyle   yaşamak demektir. Bugün dünyanın hemen  her köşesinde   kent yönetimleri kent kimliğini daha fazla öne çıkarmakta  ve  kentlere özgü yaşam felsefeleri oluşturmaktadır. Tarihsel periyodun her karesinde,  özündeki öncü ve atılımcı  kimliği ile aydınlık düşüncenin önemli merkezlerinden olmuş ve  insan yaşamının  değerlenmesi yolunda  her zaman ilerici adımlar atmış İzmir ‘in  yapısını ,  kentin tüm dinamikleri ile birlikte el ele,  gönül gönüle   korumak, tarihin  bize yüklediği  önemli bir görevdir. Biz bu görevi; Özgün, aydınlık  fikirlerimizi  emek yüklü eller  ve yürekler ile birleştirerek, sabır ve sağduyu ile her zaman için  iyiyi ,  güzeli  üretmeye çalışarak, karşılaştığımız sorunların  çözümüne birlikte  odaklanıp   kentin  geleceğine  yeni güzellikler katarak başarabiliriz.

 

Benim tüm yaşamım boyunca inandığım değerlerin başında “paylaşmak” gelir.  İnsanların sadece iyi günleri ve güzellikleri değil, kötü günleri ve acıları da aynı yoğunlukta paylaştıklarında toplum bilincinin gelişeceğine inanırım. Asıl olan,   çözümsüzlüğe  değil   çözümlere ulaşmaktır. Karşılıklı anlayış, birlik ve dayanışma ruhu ile hareket bu yolda tek anahtardır. Bu doğrultuda; İzmir Kent konseyinin güçlü dinamikleri olarak gördüğüm  sizlerin  tüm emeklerini sırtımda taşıyacağım. Kent ve kentli için üreteceğiniz   her   projede sizlere omuz vereceğim. İzmir’in ruhundaki güzelliğin tüm dünyaya yansıması için var gücümle çalışacağım. İzmir’in   onurlu kimliğini oluşturan her değere kentlilik bilinci ile sahip çıkacağım. Kentin tüm bileşenleri ve paydaşları arasında köprü görevi yapacağım ve elbette kentli haklarını her platformda sonuna dek savunacağım.”

 

ÖZUSLU: KATILIMCI DEMOKRASİ BURADA TEZAHHÜR EDİYOR

 

Yurt dışı programı olmadığı için İzmir Kent Konseyi genel kuruluna İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer katılamadı. Soyer’i vekaleten katılan Başkanvekili Mustafa Özuslu, öncelikle Başkan Soyer’in selam ve sevgilerini salondakilere iletti. Özuslu, “Sayın Soyer’in dediği gibi çok renk çok ses çok nefes aslında bir anlamda kent konseylerinin de tanımını oluşturmaktadır. Kent Konseylerine emek veren çok insan var burada, ben de 2014 yılında Karşıyaka Kent Konseyi Başkanlığı yaptım. Sizlerin çabalarını yakinen bilen bir kardeşinizim. Bütün yaşamını bu uğurda veren değerli Adnan Ağabeyimizi anmadan geçmek olmaz. Onun İzmir Kent Konseyine ve Türkiye Kent Konseyleri hareketine bu kadar inanç ve özveri ile bu kadar büyük çabalar koymasının arkasındaki temel motivasyon onun buna çok inanmasıydı. Demokrasiye, katılımcılığa, birlikte yönetmeye çok inanmasıydı. Bu kürsüden yakinen tanıma ve birlikte çalışma fırsatı bulduğum Akyarlı’ya minnettarlığımı ve şükranlarımı iletmek istedim” dedi.

 

Kent konseylerinin katılımcı demokrasi modelinin bir parçası olduğunu ifade eden Özuslu, sözlerini şöyle tamamladı: “Kent konseyleri demokrasi kavramı üzerine çok oturmuş bir örgütlenme modeli, birlikte yönetme, katılım ve kentin sorunlarını tartışma, dile getirme, araştırma, çözüm önerileri geliştirme ve bunları sunma kabiliyeti ile yasada da görevlendirilmiş kurumlardır. Katılımcılık tabi ki çok önemlidir. O kentin geleceği ile ilgili olarak kim ne görüş vaaz ediyorsa hepsini bir potada, bir araya gelebildiği bir kuruluştur. Siyasi partiler öyle değildir. Gerçekten ortak aklın tezahür etme imkanının en fazla olduğu örgütlenmelerdir. Kent konseyleri bu açıdan çok önemlidir, gözbebeği kurumlarımızdır. Ben şimdiden seçilecek arkadaşıma canı gönülden başarılar diliyorum, kent konseyinin başarılı olmasını da canı gönülden temenni ediyorum.”

 

Konuşmaların ardından oylamaya geçildi. Avukat Nilay Kökkılınç dışında başka aday çıkmazken, oylama sonucunda Kökkılınç İzmir Kent Konseyi’nin yeni başkanı seçildi.

kaynak : Öncü Şehir Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir